Sonbaharda Londra: En Güzel Parklar ve Yürüyüş Rotaları

Sonbaharda Londra: En Güzel Parklar ve Yürüyüş Rotaları

Eylül ayı geldiğinde Londra'nın havası değişir. Yazın o koşuşturmacası, açık havada yemek yeme telaşı biter. Yerini daha sakin, daha melankolik ama bir o kadar da huzurlu bir havaya bırakır.

Sonbahar, Londra'da parkların en güzel zamanı. Ağaçların yaprakları sarı ve kızıla boyanır, sabah yürüyüşlerinde ayaklarınızın altında çıtırdayan yapraklar olur, elinizde sıcak bir kahveyle saatlerce oturabileceğiniz banklar...


Richmond Park

Richmond Park benim favorim. Londra'nın en büyük parkı. Sonbaharda burada yürümek başka bir deneyim.

Neden sonbahar? Ağaçların renkleri inanılmaz. Sarı, turuncu, kızıl... Sanki bir tablonun içinde yürüyorsunuz. Bir de geyikler var. Sonbaharda geyiklerin boynuzları çıkmış oluyor, çiftleşme dönemi, uzaktan izlemesi çok etkileyici.

Rota: Richmond Gate'ten girip Isabella Plantation'a doğru yürüyün. Oradan Pembroke Lodge'a çıkın, önünde bir kahve molası verin. Manzara muhteşem. Sonra geyiklerin olduğu bölgeye doğru devam edin.

Gitmeden bilin: Park çok büyük, rahat ayakkabı giyin. Su ve atıştırmalık alın. İçeride kafe var ama pahalı.

Regent's Park

Regent's Park sonbaharda pastel tonlara bürünür. Özellikle Queen Mary's Rose Garden hâlâ çiçekli olabilir (Eylül ortasına kadar). Parkın ortasındaki gölet etrafında yürümek çok keyifli.

Rota: Baker Street girişinden girin, önce gül bahçesini gezin, sonra göletin etrafında bir tur atın. Oradan Primrose Hill'e çıkın. Primrose Hill'den Londra siluetini izlemek — özellikle gün batımında — bana huzur veriyor.

Hampstead Heath

Hampstead Heath benim için özel bir yer. İngiltere'ye ilk geldiğimizde buraya çıkmıştık, manzarayı görünce "vay be" demiştik. Sonbaharda daha da güzel.

Rota: Parliament Hill'e çıkın. Londra'nın en güzel manzarası buradan izlenir. Aşağıda biriken sis bulutu, uzakta gökdelenler... Sonra aşağı inip çevredeki göletlerin etrafında yürüyün. Karışık ormanlık alan, sararmış yapraklar... içinize çekin o havayı.

Gitmeden bilin: Hafta sonu çok kalabalık oluyor. Hafta içi giderseniz daha sessiz bulursunuz. Yağmurdan sonra giderseniz toprak kokusu eşliğinde yürürsünüz.

Hyde Park ve Kensington Gardens

Hyde Park her mevsim güzel, ama sonbaharda ayrı bir havası var. Serpentine Gölü etrafında yürüyüş yapın. Sararmış ağaçlar suya yansır, o fotoğrafı mutlaka çekmek istersiniz.

Rota: Marble Arch'tan girin, Serpentine boyunca yürüyün, Kensington Palace'ın önüne kadar devam edin. Oradan Italian Gardens'a uğrayın. Toplam 1.5-2 saatlik keyifli bir yürüyüş.


Küçük bir not: Sonbaharda Londra'da yürüyüş yaparken yanınıza mutlaka bir kat fazla bir şey alın. Hava bir anda değişebiliyor. Sabah güneşli, öğlen yağmurlu, akşam rüzgarlı. Ama o değişken hava bile sonbaharın büyüsünün bir parçası.


Sonbaharda Londra'da başka ne yapılır? Park yürüyüşleri dışında, sonbahar aynı zamanda müze ve galeri sezonunun başlangıcı. Yazın kapalı olan sergiler açılır. Bir de film festivalleri başlar (BFI Londra Film Festivali Ekim'de).

En güzel sonbahar parkı hangisi? Bence Richmond Park. Geyikler, renkler, geniş alan... ama Hampstead Heath'in manzarası da başka hiçbir yerde yok.

Yürüyüş sonrası kahve önerisi? Richmond'da Pembroke Lodge'in çay bahçesi. Hampstead'de Ginger & White. Regent's Park çevresinde Honey & Co. Hepsi sıcak bir sonbahar gününde molalık yerler.


Sonbahar, Londra'da en sevdiğim mevsim. Yaz kadar yoğun değil, kış kadar kasvetli değil. Bir ara mevsim. Parklarda yürümek, yaprakların çıtırtısını dinlemek, elinizde sıcak bir şeyle bir banka oturup etrafı izlemek...

İşte Londra'nın güzelliği burada.

Hadi eyvallah, parkta görüşürüz.